MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI
Türkçe English
MTSO 13. Yıl
ÇAĞRI MERKEZİ 0850 304 33 33
Mersin
Mersin
Mersin
Mersin
Mersin Cennet Cehennem

Yaş meyve sebzedeki sorunlar Mersin’de masaya yatırıldı 09.10.2016 tarihinde yayınlandı

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü ile Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) işbirliğinde Sebze ve Meyve Ticareti Değerlendirme Çalıştayı düzenlendi. Türkiye’de bu alanda ilk kez düzenlenen Çalıştay’da, sektörün sorunları tartışılarak çözüm önerileri getirildi. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi ile Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın da katılımıyla gerçekleştirilen Çalıştay’da özellikle destekler, soğuk hava depolarında yaşanan sıkıntılar, hal kayıt sistemi ve üretici birlikleri üzerinde duruldu.  


Yaş meyve sebzedeki sorunlar Mersin’de masaya yatırıldı

Çalıştay’da önemli mesajlar veren Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, 2017’de ihracat desteklerini 3 kat artıracaklarını bildirdi. Eximbank’ın imkanlarını genişleteceklerini kaydeden Elvan, bir de Mersin’e müjde verdi. Elvan, önümüzdeki günlerde Körfez ülkelerinden ithalatçıları, Mersinli ihracatçılarla bir araya getirerek kentin yaş meyve sebze ticaretinde Rusya’ya bağımlılığını azaltacaklarını açıkladı. Konuşmasında gıda künyesi konusuna ağırlık veren Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi ise yaş meyve ve sebzede marka ruhu oluşturulmasına, tüketicinin de sağlığının korunmasına öncelik vereceklerini bildirdi.

Sebze ve Meyve Ticareti Değerlendirme Çalıştayı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan, Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan ile çok sayıda sektör temsilcisinin katılımıyla düzenlendi.

Toplantının açılışında konuşan Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan sözlerine, “Böyle bir toplantıyı ilk kez Mersin’de düzenlemesinden dolayı Gümrük ve Ticaret Bakanımıza teşekkür ediyorum” diyerek başladı. Mersin’in sebze ve meyve üretiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Bakan Elvan, şunları söyledi:

“Burada buluşmamızın en temel nedeni, üretimden tüketime kadar geçen süreçte, tedarik zincirinde ciddi bir fiyat artışı yaşanmasıdır. Kimi üründe üreticiden bir liraya çıkan bir ürün 4-5 liraya kadar yükselebiliyor. Demek ki tedarik zincirinde bir sorun var. Bu sorunu çözebilmek adına Gıda Komitemiz yeniden yapılandırıldı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığımız büyük bir çalışma başlattı. Sorunlar çözümsüz değildir. Yerinde görüp sorunları tespit ediyoruz ve elbirliği ile çözeceğiz. Burada sizin de elinizi taşın altına koymanız önemli.”

Ardından zai oranlarındaki sıkıntılara, soğuk zincirde yaşanan aksamalara değinen Elvan, bunların birer birer çözümleneceğini anlattı.

Konuşmasında üretici birliklerine de değinen Elvan, üretici birliklerini güçlendirmenin zor olmadığına vurgu yaparak, “Mersin’de böyle bir Çalıştay organize ediliyor, gelin ilk olarak Mersin’de üretici birliklerini güçlendirmeye yönelik pilot bir uygulama yapalım” dedi.

Hallerde yaşanan sorunları çözmeye hazır olduklarını da kaydeden Elvan, hallerin borsa görevi görmesi yönünde çalışılması gerektiğine değindi. Hal fiyatlarının halka açıklanması gerektiğini de kaydeden Elvan, bunun için yerel televizyonlardan destek alınabileceğini anlattı.

 

“Körfez Ülkelerini Mersin’e getireceğiz”

Mersin’in yaş meyve sebze ihracatına yönelik çözümler geliştirileceğine de değinen Lüfti Elvan, önümüzdeki günlerde Körfez ülkelerinden yaş meyve sebze alıcılarını Mersin’e getireceklerini açıkladı. Elvan, “Bu sayede Mersin’i sadece ihracatta başta Rusya olmak üzere birkaç ülkeye bağımlı olmaktan kurtaracağız” dedi.

2017’de ihracat desteklerinin artırılacağını da açıklayan Elvan, “2017’de ihracat desteklerimizi tam 3 kat artırıyoruz. 1 milyar TL olan desteklemeyi 3 milyara çıkardık. Eximbank imkanlarını daha da genişletiyoruz. İhracatçımızın daha fazla ihracat yapmasına imkan sağlayacak mekanizmaları koyuyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Tüfenkçi’den Mersin’e güçlü ‘Üretici Birliği’ sözü

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi ise konuşmasında gıda künyesinin önemine değindi. Gıda künyesi ile marka ruhu oluşturulacağını kaydeden Tüfenkçi, bu uygulama ile tüketicinin sağlığını da koruyacaklarını anlattı.

İlk olarak Mersin’in yaş meyve sebzedeki gücüne dikkat çeken Tüfenkçi, Türkiye’nin toplam 47 milyon ton civarındaki yaş meyve sebze üretiminin yaklaşık 4 milyon tonunu tek başına Mersin’in gerçekleştirdiğini anlattı. Mersin’in dış ticaretinin yüzde 25’ini de yine yaş meyve ve sebzenin oluşturduğunu kaydeden Tüfenkçi, “Bu nedenle Sayın Bakanımız Lütfi Elvan’ın talebini seve seve kabul ediyoruz. Mersin’de güçlü bir Üretici Birliği kuralım ve neler yapabileceğini hep birlikte görelim” dedi.

Ardından sektörde yaşanan sıkıntılara değinen Bakan Tüfenkçi, ilk olarak yaşanan kayıpları anlattı. Yaş meyve sebzede zai oranının yüzde 20 olarak gösterildiğini hatırlatan Tüfenkçi, bunun iyimser bir tahmin olduğuna değinerek, “Maalesef TÜİK ve Merkez Bankası’nın rakamları bu oranın yüzde 25’ler seviyesinde olduğunu gösteriyor.  Bu da yaklaşık 25 milyar TL’lik kayıp demek. Önce bunun önüne geçilmeli” dedi.

Öncelikli hedeflerinin tüketicinin ucuz ve sağlıklı sebze ve meyve tüketebilmesini sağlamak olduğunu dile getiren Tüfenkçi, aynı zamanda üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesinin de bir diğer önemsedikleri konu olduğunu anlattı. Üreticinin emeğinin karşılığını almaması halinde üretimden vazgeçtiğine değinen Tüfenkçi, bu sorunların tümüne önümüzdeki günlerde eğileceklerini anlattı.

Konuşmasında etkin denetimin önemine de değinen Bülent Tüfenkçi, güzel yasalar yapılmasına rağmen etkin bir denetim olmaması durumunda amaca ulaşılamadığını söyledi. Bu noktada da önemli bir adım atılacağını vurgulayan Tüfenkçi, Çalıştay’da tespit edilen sorunların çok doğru olduğunu ve hepsini çözme odaklı çalıştıklarını söyledi.

Tüccarlara da seslenen Tükfençki, “Hiçbir ticaret kazançsız olmaz ama karı da makul seviyede tutmalıyız” diye konuştu. Önümüzdeki süreçte lojistik sorunlarını çözüp, ürünün raf ömrünü uzatmaya, zai oranlarını düşürmeye yönelik çalışmalar yürütüleceğini kaydeden Tüfenkçi, bunun için de iyi bir planlama gerektiğini bildirdi. Küçük aile işletmelerine de değinen Tüfenkçi, bunların da çeşitli desteklerle bir araya getirilmesi ya da bu firmaların önünün açılmasının sağlanması gerektiğini de sözlerine ekledi.

 

Aşut: “Sektördeki sert rekabet kaybetmeyi de beraberinde getiriyor”

MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut da konuşmasına sektör sorunlarına değinerek başladı. Yaş meyve ve sebze sektörünün değişimin zor yaşandığı sektörlerden biri olduğuna dikkat çeken Aşut, ne üretimde ne de ticarette tam anlamıyla etkin bir birliktelik bulunmadığını söyledi. Eskiden kooperatifler varken günümüzde birliklerin faaliyet gösterdiğini ancak yeterli aktif ve dinamik yapıya sahip olmadıklarını kaydeden Aşut, “Sektörde olağanüstü sert bir rekabet var ve bu rekabet aslında üretim, ticaret ve ihracat anlamında hepimizin kaybetmesine yol açıyor” değerlendirmesini yaptı. “Örgütlenme eksikliği nedeniyle kendi kendimizi baltalıyoruz” diyen Aşut, bu nedenle üretici birliklerinin daha güçlü bir yapılanmaya dönüşmesini önemsediklerini anlattı.

 

“Hal Kayıt Sistemi kullanıcı dostu olmalı”

Ardından Hal Kayıt Sistemi’ne değinen Şerafettin Aşut, az çok işleyen bir sistem olduğunu ancak bu sistemin daha düzgün ve kullanıcı dostu hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Başlangıçta Çiftçi Kayıt Sistemi’nin de doğru bir amaçla kurulduğunu ancak şu anda yarattığı bürokrasi ile amacına hizmet etmediğini kaydeden Aşut, şunları söyledi:

“Örneğin; bir ihracatçı yurt dışına mal gönderirken ÇKS’si olmayan bir ürünü ihraç edemez. Bunun için çiftçiden bunun belgesini istemek zorundadır.  Bu da başka ara çözümleri gündeme getirmektedir ki, yasanın amacı olan kamunun gıda güvenliğini sağlama görevini atıl duruma düşürmektedir. Ancak, sistemde yaşanan sorunlardan dolayı ihracatçı zaman zaman ihracat yapmaktan bile vazgeçmektedir. Bunun çözümü: Hal Kayıt Sistemi gibi ve ona entegre bir yazılımın hazırlanmasıdır. Çiftçinin T.C. Kimlik numarası ile kullandığı ilaçlar ziraatçı tarafından aynen sağlık reçetelerinde olduğu gibi bu sisteme girer. Bu anlamda ziraatçı da sorumluluk alır ve sağlığa zararlı ilaçları yazamaz. Tüccar ürünü kimden alırsa bunu görür. Böyle bir yazılımla, bürokrasi azalır, ziraatçı halk sağlığına uygun olmayan ilaçları veremez, ihracatçı ÇKS belgesi toplamaktan kurtulur, yasanın amacı olan; gıda sağlığı ve güvenliği sağlanmış olur, dahası kayıt dışının önüne geçilir.”

 

“ÇKS isteme zorunluluğu iç ticarette de olmalı”

Şerafettin Aşut, ÇKS Belgesi isteme zorunluluğunun iç ticarette de olması gerektiğine dikkat çekti.

Hal ve gıda güvenliği konusu gündeme gelince; olmazsa olmaz üç önemli konunun sisteme entegre edilmesi ve etkinliğinin artırılması gerektiğine  değinen Aşut, bu konuları şöyle özetledi:

“Birincisi laboratuvar, ikincisi soğuk zincirin parçası olan soğuk hava depoları, üçüncüsü ise zor da olsa standardizasyon. Bunlarla hem sağlığımızı tehdit eden faktörler ortadan kaldırılacak, hem de verimlilik artışı sağlanarak, daha uygun koşullarla ürün tüketmemizin önü açılacaktır. Tarladan sofraya gıdayı makul fiyata ve güvenle yemek tüm vatandaşlarımızın hakkıdır.”

 

“Ticari alacak sigorta sistemi geliştirilmeli”

Konuşmasının sonunda Ticari Alacak Sigorta Sistemi’ne de değinen Şerafettin Aşut, bu sistemin geliştirilmesi gerektiğini anlattı. Eximbank’ın bu sigortayı yaptığını hatırlatan Aşut, “Eximbank ihracatçımızın dünyanın her noktasındaki ticari alacaklarını sigortalıyor. Ancak, sistemde sadece ihracatçıyı değil, çiftçi alacaklarını da garanti eden, çiftçi, tüccar,  ihracatçı tüm silsileyi koruyan yeni bir sistem kurulmalıdır. İhracat sigortası benzeri bir sistem; daha basitleştirilmiş; katı kurallardan arındırılmış ve makul bedellerle mutlaka yurt içinde de uygulanmalıdır” dedi.

Üretici ve tüketici fiyat farkına da çözüm beklediklerini kaydeden Aşut, kimi zaman ette, benzinde, konut faizlerinde yapılan müdahaleleri yaş meyve sebzede de beklediklerini sözlerine ekledi.

 

Tavşan: “Geleneksel Pazar yerleri güçlendirilmeli”

Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan ise öncelikle Üretici Birliklerine değindi. Üretici birliklerinin satış yerine önce ürün girdisi, bölgeye uygun ürün seçimi noktasında çalışması gerektiğini anlatan Tavşan, ardından ilaçlama, paketleme, ambalajlama, marka değeri yaratma gibi konulara ağırlık vermesi gerektiğini anlattı. Sektördeki sorunun çözümü için mutlaka geleneksel Pazar yerlerinin güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Tavşan, dünyada bunun örnekleri bulunduğunu anlattı. AVM’lerin çok ciddi rakipler olduğunu ve rekabette zorlandıklarını kaydeden Tavşan, çeşitli perakende modelleri getirilerek rekabetin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ardından yaşanan zai oranlarına değinen Tavşan, “Bizim araştırmamıza göre üretimde zai oranları yüzde 20’lerde. Bu da 50 milyon ton üretimde 10 milyon tonluk kayıp demek. Yani 10 milyar TL’lik kayıp. Bu, hepimizin gurur duyarak açılışını yaptığımız köprülerden her yıl iki tane yapmak demek” ifadelerini kullandı.

Hallerin borsa görevi görmesi gerektiğine değinen Tavşan, bunun için küçük hallerin kapatılıp daha büyük, işlevsel, fiziki ve idari anlamda modern haller kurulması gerektiğine dikkat çekti. Kontrol noktaları oluşturularak kayıt dışılığın önüne geçilmesi gerektiğini anlatan Tavşan, sektör sorunlarının çözümü için ambalaj standartlarının belirlenmesi ve soğuk zincir oluşturulmasının önemli olduğunu da söyledi.

 

Çakacak: “Mersin tarımda lokomotif ili”

Mersin Valisi Özdemir Çakacak ise konuşmasında Mersin’in tarımdaki önemine dikkat çekti.

“Mersin, sahip olduğu potansiyel ile Çukurova Bölgesi’nin ve Türkiye’nin başta tarım ve ticaret olmak üzere ekonominin tüm sektörlerinde lokomotif illerden biri olma konumundadır” diyen Çakacak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemiz tarım sektöründe özellikle bitkisel üretimde en ön sıralarda yer almaktadır. İlimiz ise bu ürünlerin yurtiçi ve dışına pazarlanmasını başarıyla yerine getirmektedir. Ülkemizin ve Avrupa’nın önde gelen hal komplekslerinden, 780 dekar alan üzerine kurulu yaklaşık 1400’e yakın işletmenin faaliyet gösterdiği Mersin Merkez Hal Kompleksi de üreticisiyle tüccarıyla, komisyoncusuyla kısaca sektör temsilcileriyle bu başarıda kilit rol oynamaktadır.”

 

 

 



Sayfa gönderiliyor. Lütfen bekleyiniz

ARKADAŞINA GÖNDER