MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI
Türkçe English
MTSO 13. Yıl
ÇAĞRI MERKEZİ 0850 304 33 33
Mersin
Mersin
Mersin
Mersin
Mersin Cennet Cehennem

İş dünyası umudunu koruyor  06.04.2016 tarihinde yayınlandı

Mersin iş dünyası Türkiye ve dünyada yaşanan gerek ekonomik gerekse siyasi krizlere rağmen geleceğe umutla bakıyor. Türkiye’nin krizlerle yaşamaya alışık olduğu ve iş dünyasının bu krizleri her dönemde fırsata çevirerek aşmayı bildiği görüşünde birleşen sektör temsilcileri, birlik ve beraberlik çağrısı yaptı. 


İş dünyası umudunu koruyor 

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Meslek Komitesi başkanları Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Başkan Yardımcıları Kasım Tanrıöver ve Nuh Yükselgüngör, Yönetim Kurulu Üyeleri Fuad Budur, Ekrem Sağlam, Enis Hekimoğlu, Ufuk Maya, Hakan Sefa Çakır, Alper Gürsoy’un da katıldığı kahvaltılı toplantıda bir araya geldi. Sektör sorunlarının dile getirildiği toplantıda genel ekonomik sıkıntılara da değinildi. Tahsilatlarda yaşanan sıkıntılar, kalifiye eleman sorunu, piyasalardaki durgunluk ve ticaret merkezleri için arsa bulunamaması ise ortak sorunlar olarak dile getirildi. Toplantıda konuşan MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Oda tarafından yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Özellikle RİS Mersin+ Projesi’ne değinerek kent ekonomisini ileri taşıyacak yeni sektörlerin belirlenmesinde komitelere önemli görevler düştüğünü anlatan Aşut, ayrıca Meditour 2016 organizasyonu hakkında bilgi verdi. Ardından komite başkanlarının sorularını yanıtlayan Aşut piyasalardaki durgunluğun MTSO bünyesinde kurulmakta olan Ticari İstihbarat Merkezi ile aşılabileceğine dikkat çekti. Bu merkezin üyeler tarafından aktif kullanılması gerektiğine dikkat çeken Aşut, böylece yeni pazarlara ulaşılabileceğini, müşterinin ödeme durumundan bilançosuna kadar her türlü bilgisine ulaşarak Çek Yasası ile yaşanan sıkıntıların önüne geçilebileceğini söyledi. 

“Yasalar yapılırken işin içinde olmalıyız”
Sektörel sanayi siteleri ve ticaret merkezlerine de değinen Şerafettin Aşut, bu konuda da çalışmaların sürdüğünü anlattı. Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan 1/50.000’lik imar planına katkı koyduklarını vurgulayan Aşut, sektör gruplarının bir arada bulunduğu ticari alanların oluşturulması noktasında çalışmaların devam ettiğini bildirdi. 
Bir diğer konu olarak iş sağlığı ve güvenliği konusuna değinen Aşut, bu noktada yaşanan sıkıntılarda işyeri sahibinin sorumlu tutulmasına yönelik yapılan şikayetleri değerlendirdiklerini anlattı. Bu alana yönelik bugüne kadar eğitimler verildiğini, bundan sonra da devam edeceklerini kaydeden Aşut, “Lütfen bu eğitimlere işyeri sahibi olarak sizler katılın. Çünkü bu eğitimlerde nasıl yetkilendirmeler yapacağınızı, sorumluluklarınızın neler olacağını detaylarıyla anlatıyoruz” diye konuştu. 
Komite başkanlarına bir de çağrıda bulunan Aşut, şunları söyledi: 
“Bazı kanunlar hazırlanırken TOBB’dan bize direk görüş soruluyor. Bu görüşleri komitelerimizde iyi değerlendirip tartışmalıyız. Yasalar yapılırken işin içinde daha çok olabilirsek daha iyi sonuçlar da alabiliriz. Sektörünüzün geleceği için, ülkemizin geleceği için bu konulara daha çok zaman ayırmalıyız.”
Toplantı komite başkanlarının sektör sorunlarını anlatmalarıyla devam etti. Başkanların konuşmaları şöyle: 

Murat Arukaslan (1 No’lu Meyve ve Sebzelerin İşlenmesi ve Ticareti Meslek Komitesi): Sektörümüzün iki önemli sorunu var. Bunlardan biri Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) diğeri ise analizler. Sebze ve meyvelerin analizi yapılırken Tarım İl Müdürlüğü Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü’nün koyduğu bir narh var. Buna göre 400 TL’nin altında analiz yaptıramıyoruz. Oysa bu liberal ekonomiye uygun değil. Bu uygulama kalksa daha çok analiz yapılabilecek. Ayrıca ÇKS Kontrolü de yeterli değil. Yalnızca yurtdışına giden değil, bizim soframıza giren ürünlerin de bu kontrolden geçmesi gerekli. Oysa hiçbir sebze meyve halinde ÇKS sorulmuyor. Bu nedenle ülkemizde kanserli hasta sayısı gün geçtikçe artıyor. 

Haluk Mutluay (2 No’lu Sebze ve Meyve Komisyoncuları Meslek Komitesi): En büyük sorunumuz 2012’de çıkan Hal Yasası. Bu yasa üretici ve tüketici halleri ayrılmadan yapılmış. En önemli sıkıntı da işyerimizi kiraya veremiyor olmamız. Türkiye hallerinin geneli tahsis sahibi olduğundan belediyenin kiracısı olunca Yasa’da işyeri kiraya verilemez diye bir öngörü var. Ama biz Mersin Hali olarak özel haliz. Mülkiyet sahibiyiz. Dışarıda bir işyerim var kiraya verebiliyorum. Evimi kiraya verebiliyorum ama halde dükkanımı kiraya veremiyorum. İşyerimi satmak istemiyorum ama kiraya da veremiyorum. Bir çözüm üretilmeli. Hal rüsumları da ayrı sorun. Eskiden ayda bir yatan rüsum şimdi 5 iş gününde yatmazsa sistem kapanıyor. Sattığımız malları 3-5 ayda tahsil edebiliyoruz. Tahsil etmediğimiz paraları 5 günde yatırmamız bekleniyor. Yoksa sistem kapanıyor ve fatura kesemiyoruz. Bunda da çözüm bekliyoruz. 

Hasan Ergün Aral (3 No’lu Hububat, Bakliyat ve Dış Ticaret Meslek Komitesi): Finans olarak gıda sektörünün çok iyi bir durumda olduğu söylenemez. Bu hepimizin ortak sorunu. 

Mustafa Demirdöğmez (6 No’lu Toptan Gıda ve Muhtelif Ticaret Meslek Komitesi): Girdilerimiz çok yüksek. Uluslararası firmaların sektöre hakim olması nedeniyle artık bakkallar da kalmadı. Gıda Toptancıları bu nedenle sıkıntı günler geçiriyor. Bazı arkadaşlarımız çözüm olarak ihracata yöneldi ama Arap ülkelerinde sıkıntılar olması nedeniyle ihracatta da sıkıntı yaşanıyor. Tüm olumsuzluklara rağmen mücadelemiz sürecek. İyi günlerin geleceğine inanıyoruz. 

İbrahim Yılmaz (8 No’lu Dayanıklı Tüketim Malları Meslek Komitesi): Ekonomiler sosyal huzura endeksli gelişir. Kavgalı evden kimse kız istemez. Bu nedenle önce birbirimizi samimi olarak algılayıp bağrımıza basarsak ekonomi de hareketlenecektir. 

Veysel Baysal (9 No’lu Bilgisayar, Elektrik Elektronik, Telekomünikasyon ve Büro Cihazları Meslek Komitesi): Ara eleman konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Türkiye’de sadece mühendisler, avukatlar yetişmemeli. Ara elemana da ihtiyaç var.  

Yavuz Çağır (10 No’lu Akaryakıt, LPG, Madeni Yağ ve Enerji Meslek Komitesi): Nüfus oranına göre dünyada en çok petrol istasyonu olan yer Mersin. Çünkü çok fazla ana dağıtım şirketi var. Şehirdeki istasyonların çoğu zarar ediyor. Eskiden akaryakıtçıların bankalar nezdinde büyük itibarı varken artık bize kredi vermek istemiyorlar. İstasyonlar için ruhsat verilirken dikkat edilmeli. 

Mehmet Kisin (13 No’lu Ulaşım Araçları İmalat, Satış ve Onarımı Meslek Komitesi): Sektörün sorunlarının başında kalifiye eleman sorunu geliyor. Bu konuda bir çalışma yapılması gerektiğine inanıyorum.  Ayrıca her bölgede galericiler sitesi oluşturulabilir. Kentte tek bir bölgede var diye diğer bölgelerde olmamasını doğru bulmuyorum. Buna Mersin ekonomisinin ihtiyacı var. 

Hasan Engin (14 No’lu İnşaat ve Emlak Meslek Komitesi): İnşaat, Mersin ekonomisinin lokomotifi, bu sektör sıkıntı yaşarsa beraberinde 250’ye yakın iş kolu sıkıntı yaşar. Bu nedenle birincisi Çek Yasası’nda bir düzenleme yapılmalı ikincisi Mersin’de kentsel dönüşüm yapılmalı. Kentsel dönüşüm mutlaka sektörü canlandıracaktır.  Ayrıca bankalarda konut kredi faizleri çok yüksek. Banka faiz oranlarının Merkez Bankası faiz oranlarıyla paralel gitmesini bekliyoruz. 

Selami Arıcı (15 No’lu Mühendislik ve Mimarlık Meslek Komitesi): Komite olarak Çevre Müdürlüğü ile akıllı, çevreci ve güvenli binalara yönelik konferans düzenlemeyi düşünüyoruz. Bunun çalışmalarını sürdürüyoruz. 

Süleyman Büyükaydın (16 No’lu İnşaat Malzemeleri, Üretimi ve Ticareti Meslek Komitesi): İnşaat malzemeleri toptan satışını yapıyoruz. Müteahhitlerin daire satışlarıyla ilgili sıkıntıları nedeniyle bizim satışlarımızda da sıkıntı yaşanıyor. Bu sıkıntıların ne kadar devam edeceğini bilmiyoruz. Ayrıca İstanbul’dan gelen çeklerin bir kısmının arkası yazılmaya başladı. İstanbul’un sıkıntısı Mersin’e ne kadar akseder bilemiyorum. Ticaret sürüyor ama tahsilatlar ciddi sıkıntı. 

Selçuk Kılıç (17 No’lu Yolcu Taşımacılığı Meslek Komitesi): Bizim bir sorunumuz yok. Servislerle ilgili sorunumuz vardı. Başkanımın ilgilenmesiyle çözüme kavuşacağına inanıyorum. 

Zeki Şan (18 No’lu Gümrük Müşavirliği ve Lojistik Hizmetleri Meslek Komitesi): Sektörün önemli sorunlarından biri kimya laboratuvarının Tarsus’a gitme durumu olması. Bu yapılırsa tüm firmalarımızın tahlili 25-30 kilometrelik gidiş gelişle Tarsus’a gönderilecek. İthal ya da ihraç mallarında gecikmeler olacak. 
Bir diğer sorunumuz limanda gümrük bölgesi içinde acenteler tarafından alınan depozitolar. Daha önce alınmayan depozitolar son 1,5 yıldır alınmaya başlandı. Son olarak gümrük müşavirleriyle ilgili Türk Ticaret Kanununda Torba Yasa hazırlandı. İçinde çalışmalarımızı sıkıntıya sokabilecek tedbirler var. Komite olarak bu sorunlar üzerinde çalışıyoruz. 

Muazzez Araç (19 No’lu Yurtiçi Yük ve Eşya Taşımacılığı Meslek Komitesi): Yakıt fiyatları istikrarsız. Karın tokluğuna Mersin’den İstanbul’a yük taşıyoruz. Bir diğer sorun belgesi olmadan sektörde faaliyet gösteren firmalar. Bunun da önüne geçilmeli. Son olarak Motorlu Taşıtlar Vergisiyle (MTV) ilgili sıkıntılarımız var. Yılda 70-80 bin TL’lik MTV ödüyoruz ama bu vergiler sayılmıyor. MTV sistemi düzelmeli, esnaf vergisinden düşmeli. Araç alımlarında banka kredileri de ayrı bir sorun. Kredi alıp arkasından bankalara çalışıyoruz. 

Faruk Aktuğ (22 No’lu Finans ve Kuyumculuk Meslek Komitesi): Krizden elbette biz de şikayetçiyiz. Sizler kazanacaksınız ki eşinize altın, pırlanta alabileceksiniz. Biz kazanacağız ev, araba alıp çocuklarımızı daha iyi okullarda okutacağız. Sıkıntı hepimizde var. Umarım geçmişteki krizlerde olduğu gibi bu krizde de en kısa zamanda sorunlar aşılır. 

Hürşah Çelik (23 No’lu Madencilik ve Mineral Ürünler Meslek Komitesi): Sektörel sitelerle ilgili sıkıntılarımız devam ediyor. Sektör temsilcilerimizin bir arada bulunduğu sanayi siteleri kurulmasını istiyoruz. Belediyenin bu konuda çalışmasını biliyoruz ve bu yöndeki çalışmaların hızlandırılmasını bekliyoruz. 

Mehmet İzol (25 No’lu Seyahat Acenteleri, Konaklama, Eğlence, Sanat, Spor İşletmeleri Meslek Komitesi): Biz sektörlerde yaşanan sıkıntıları çok yakından hissediyoruz. Turizmin gelişmesi için bir takım girişimlerde bulunuyoruz. 13 tane blogger davet ettik. Bu arkadaşlarımız gelip Mersin’i Anamur’dan Tarsus’a gezecek. Amacımız iç turizmde Mersin’i öne çıkarmak. Çünkü bloggerların her birinin yüz binlerce takipçisi var. Onların yedikleri, gittikleri yerler tercih ediliyor. Mersin tanıtımı için elimizden geleni yapacağız. 

Yasemin Taş (26 No’lu Sağlık Hizmetleri Medikal ve Kozmetik Meslek Komitesi): Oda’nın sektörlerin pazar analiziyle ilgili çalışmasını sağlıklı ve gerekli buluyorum. Sektör gruplarında da aynı çalışma yapılmalı. Tüm sektörlerde sıkıntı yaşanıyor ama dirençli durmalıyız. Bu krizden fırsat çıkarmanın yöntemlerini görmeliyiz. Belki yeni hedef bölgelere yoğunlaşmalıyız. Odamızın Ticari İstihbarat Merkezi çalışması bu noktada yön gösterici olacaktır. Bizim sektörümüzün en önemli sıkıntılarından bir tanesi Mersin Üniversitesi’ndeki alacaklarını tahsil edememesi. 40 ayı geçen vadeler var. Birçok platformda dile getirdik ama sonuç alamıyoruz. 

Akar Tülücü (27 No’lu Makine Sanayi Meslek Komitesi): Bu dönemde en büyük sıkıntı Mesleki Yeterlilik Belgeleri. Bugün bizim mesleğin de içinde bulunduğu 48 meslek için geçerli. Yarın tüm sektörler için geçerli olacak. Personelimizin eğitim seviyesi çok düşük. Adını zor yazan kişiler var. Oysa girecekleri sınav üniversite eğitimi gerektiriyor. Üstelik 650 liralık kişi başı maliyet var. Kaynakçı bir belge alıyor ve aynı kişi montajcılık belgesi alırken yine 650 lira ödeme yapılıyor. Bu sınavları personelin geçmesi mümkün değil. Özellikle inşaat sektöründe ciddi sorun yaşanacağını düşünüyorum. 

Ömer Muhsin Yılmaz (28 No’lu Eğitim Hizmetleri Meslek Komitesi): Diğer sektörlerde yaşanan sıkıntılar eğitime de yansıyor. Bu sıkıntıları hep birlikte aşacağımıza inanıyorum.

Görkem Aksoy (29 No’lu Kırtasiye, Matbaa, Reklam Ajansları ve Basın Yayın Hizmetleri Meslek Komitesi): Önümüzdeki süreçte seçimle ilgili bir sempozyum yapılabileceğini düşünüyorum. Neyi seçiyoruz, seçim yapmak nedir? İş verirken, iş alırken yaptığımız seçimler önemli. Seçim konusunun bilimsel ve psikolojik olarak ele alınmasında fayda var. Seçim psikolojisi nedir? İnsan psikolojisindeki yeri nedir? İhtiyaçlar nedir? Bunun ele alınmasını istiyorum. 
Bir de MTSO üyelerinin çocuklarıyla bir juniour ekip oluşturularak geleceğin iş insanlarının hayata hazırlanması gerektiğini düşünüyorum. 

Kerim Kara (30 No’lu Sigortacılık Hizmetleri Meslek Komitesi): Bizim gündemimizde trafik sigortaları var. Herkes sigorta primleri düşecek, paramızı geri alabilecek miyiz diye bekliyor. Önümüzdeki ay sektörün önde gelen aktörlerinin katılımıyla gerçekleşecek bir toplantıya evsahipliği yapacağız. Umarım sonrasında bu soruları yanıtlayabileceğiz. 

Uğur Temiz (31 No’lu İşletme Destek Faaliyetleri Meslek Komitesi): Bizim en büyük sorunumuz taşeron işçilerin kamuya sözleşmeli olarak alınması. Bu uygulama ile birçok firmamız kapısına kilit vuracak. Bu firmalarımızın birçok borcu var. Banka kredisi ödeyenler var. Geçiş sürecinde bu firmalara destek verilmesi için çalışma yapılmasını bekliyoruz. 

Bilge Gürbüz (32 No’lu Metal Sanayi Meslek Komitesi): Sektörümüzde büyük iniş çıkışlar var. Demire bir ayda yüzde 30 zam geldi. Bize ise bir faydası olmadı çünkü alan yok. Çeke güven kalmadığı için mal satamıyoruz. Bu nedenle tüm sektör bankalara yöneldi. 

Tarık Ciğer (34 No’lu Ağaç ve Orman Ürünleri Meslek Komitesi): Kuzey Irak Bölgesi ile ilgili sıkıntı yaşıyoruz. Türkiye, bölgesindeki tüm ülkelere vize uygulamaya başladı. Daha önce e-vize uygulanırken şimdi Schengen vizesi gibi uygulama yapılıyor. Bu da ciddi bir sıkıntı oluşturuyor. Benim gözlemim Türkiye’nin Irak’taki kazanımlarını kaybetmeye başladığı yönünde. Kuzey Irak’taki ticarete bakıp burada hayat durdu diyemeyiz çünkü Güney Irak’ta çalışmalar devam ediyor. İran, Irak pazarındaki etkinliğini artırmaya başladı. Vizelerin daha rahat alınması noktasında adım atılması gerektiğine inanıyorum. 

Mahmut Dağ (35 No’lu Geri Dönüşüm, Plastik ve Kimya Meslek Komitesi): Geri dönüşler ve ertelemelerin başlaması nedeniyle satış yapmaktan korkar hale geldik. Faizler yükseldikçe bankalar da sıkıntı oluşturmaya başladı. Bizler Mersin’i kalkındırmak için buradayız. Satış yapamazsak nasıl kalkındırabileceğimizi bilemiyorum. 

Nuh Yükselgüngör (Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı): Ekonomide bazı konular rayına oturdu. Ülke içten dıştan tehdit altındayken dövizin, faizin bu seviyelerde olması bir başarıdır. Sektöre değinecek olursam inşaat sektörü kişinin yaptığı işten ömür boyu sorumlu tutulduğu tek sektör. Bu nedenle yalnızca çalışana değil müteahhide de mesleki yeterlilik getirilmeli. İnşaat sektöründe dünyada ikinci sıradayız ama müteahhitliğin bir yasası, tanımı, eğitimi yok. Bu konudaki bilinç artırılmalı. 

Kasım Tanrıöver (Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı): Sürekli kendi işimizin sıkıntılarından bahsetsek de bu işin bir de vergi boyutu var. Devlet bütçeleri buradaki insanların ödediği vergilerle toplanıyor. Henüz 2016 bütçesi gözükmüyor çünkü vergi konusunda öngörü yapılamıyor. Bu konuyu da gözden kaçırmamalıyız. 

Hakan Sefa Çakır (Yönetim Kurulu Üyesi): Türk insanı olarak krizleri yönetmede başarılıyız. Her seferinde kötü tabloları bir şekilde iyiye çevirebiliyoruz. Bu krizden de iyi çıkacağımıza inanıyorum. Narenciye ihracatı yapıyoruz. Dünyanın her yerine ürünlerimizi gönderiyoruz. Mersin’in yüzde 58’i tarımdan geçiniyor. İyi bir sezon geçiriyorduk Rusya ile birlikte sıkıntı başladı. Bu yıl çok hissetmedik ama önümüzdeki yıl sorun olabilir çünkü üretimin yüzde 40’ı Rusya’ya gidiyor. Rusya kapıyı hiç açmasa 2 sene sorun yaşarız ama alternatif pazar, inovatif ürün geliştiririz. Almanya başta olmak üzere Avrupa ülkeleri yeni pazarlar olabilir. Sektörün bir diğer hedef ise kalıntısız ürün olmalı. 

Ufuk Maya (Yönetim Kurulu Üyesi): Nakliye sektöründe faaliyet gösteriyor olmamız nedeniyle tüm piyasayı yakından takip edebiliyoruz. Şu sırada en ciddi sorun tahsilatta yaşanıyor. Para döngüsü durdu. 

Ekrem Sağlam (Yönetim Kurulu Üyesi): Herkes kendi sektörünün sorunlarını anlatıyor ama çözüm yollarını da en iyi kendileri biliyor. Bu nedenle çözüm önerilerinin yazılı olarak Oda’mıza sunulmasının faydalı olacağını düşünüyorum. Emek yoğun sektörlerde sıkıntı yaşanıyor. Bir ülkenin kişi başı geliri 10 bin doları geçtiyse emek yoğun sektörlerin önü kapandı demektir. Bu nedenle bu sektörlerin artık başka alanlara yönelmesi gerekir. 

Alper Gürsoy (Yönetim Kurulu Üyesi): Piyasalar kötü, ekonomi iyi gitmiyor, herkes kötü hissediyor ama ancak ekonominin çarkının dönmesi için moral bozulmamalı. Bunun için birlikte hareket edip enerji vermeliyiz. Geleceğe umutla bakmalıyız. Ticaret halen devam ediyor. Bana göre tek sıkıntı bürokrasi. AB kriterleriyle son 3-4 yılda hepimizin işyerlerine belli başlı kriterler geldi. En küçük işletmenin dahi yeni standartlar gereği 8-10 bin TL arasında ekstra gideri oluştu. Bu düzenlemeler gerekli miydi? İşyerlerinde bu uygulamalar sonrasında neler düzeldi bunlara bakmalıyız. 

Fuad Budur (Yönetim Kurulu Üyesi): Turizm sektörünün ciddi sorunları var. Bu, Mersin’de daha da çok hissediliyor. Komite olarak bir takım çalışmalar yapıyoruz ama sektörü canlandırmak için el ele vermeliyiz. Bunun için eşlerinizle, çocuklarınızla bazı haftasonları değişiklik yaparak otelde kalmanızı öneriyorum. Ayrıca Ankara’da 28 Nisan – 1 Mayıs tarihleri arasında Mersin günleri yapılacak. Bu projeyi Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve Odamız destekliyor. Özellikle sıcak satış yapabilen firmalarımızın orada olmasını istiyoruz. Sahip çıkın, destekçi olun. 


 



Sayfa gönderiliyor. Lütfen bekleyiniz

ARKADAŞINA GÖNDER