MERSİN TİCARET VE SANAYİ ODASI
Türkçe English
MTSO 13. Yıl
ÇAĞRI MERKEZİ 0850 304 33 33
Mersin
Mersin
Mersin
Mersin
Mersin Cennet Cehennem

Başkan Makaleler


12.11.2018 Yeni ekonomik çağ, yeni bir KOSGEB bekliyor... Geçtiğimiz günlerde Çevre ve Şehircilik Bakanımız Sayın Murat KURUM Odamızı ziyaret ettiler. Kendilerine Eski Kalkınma Bakanımız ve Mersin Vekilimiz Sayın Lütfi ELVAN da eşlik ettiler. Özellikle inşaat ve çevre ile ilgili Meslek Komitelerimiz başta olmak üzere sektörlerimizin düşüncelerini ve taleplerini kendileriyle paylaştık. Birçok konuyu konuştuk. Sayın Bakanımız öncelikle Sektörel Ticaret ve Sanayi Sitelerinin kurulmasına destek vereceklerini söyledi. Meslek Komitelerimizde alınan tüm ilgili kararların etkin şekilde Bakanlarımıza iletildiğini ve gereken lobinin yapıldığını ifade etmek isterim. Bu müjdeli haberin arkasında MTSO Meclisi’nin ve Meslek Komiteleri’nin aldıkları kararlar olduğunu söylemek isterim. Artık bizim yapmamız gereken harekete geçerek, öncelikle bu sektörel sanayi sitelerinin nerelere yapılacağını objektif olarak belirlemek için çalışma gruplarımızı belirlemek ve eyleme geçmektir. Sağlık, otomotiv, mermer, inşaat malzemeleri, nakliye ve mobilya şu an için talepte bulunan sektörlerdir. Ve gecikmeden sektörel ticaret ve sanayi sitelerinin yatırım alanları belirlenecektir. Kümelenme modeli ile tasarlanan bu sektörel sanayi ve ticaret siteleri, üreticilere olağan üstü imalat, nakliye, pazarlama ve insan kaynağı gibi avantajlar yaratırken, öte yandan yeni ve nitelikli istidamın da kapısı olacaktır. Sektörel ticaret ve sanayi siteleri kentsel düzene de büyük katkı sunacak ve kent içine yayılmış olan ve Mersin’e yakışmayan mahalle arası imalathane ve iş yerlerini de düzene sokarken, kentsel tasarım ve görünüş anlamında da dağınıklığı önleyecektir.
01.10.2018 Konuşan çözüm için konuşsun;  Moral bozmak yok… Geçtiğimiz günlerde açıklanan Yeni Ekonomi Programı –YEP özellikle üretimi, buna bağlı ihracatı ve üreten KOBİ’leri destekleme konularını öne çıkarması bakımından çok önemli ve doğru karar ve hedefleri içeriyor. Elbette bu hedeflere ulaşma strateji ve yöntemleri en az bu hedefler kadar önemli. Bu noktada iş dünyasının sesine kulak verileceğini düşünüyorum. Evet, gerçekten ekonomik anlamda son yılların en sıkıntılı günlerini yaşıyoruz. Ancak, bunu bir kriz ve felaket telalığına çevirmenin de bize hiçbir yararı yok. Sebebi her ne olursa olsun; iç veya dış, ulusal veya küresel, ekonomik veya siyasal… Bugününün konusu bunu tartışmak veya suçlu aranmak değil.  Evet, ekonomik anlamda ülke olarak bir yara aldık. Ya aldığımız yaranın acısıyla sadece bağırıp çağıracağız ya da bu yarayı iyileştirmenin, tedavi etmenin yollarını arayacağız. Sanırım akılcı olan ikincisi olacaktır. Sıkıntılarımız çok. Büyük veya küçük işletmeler fark etmez, herkes kendi büyüklüğüne göre bu sıkıntıyı yaşıyor. Ancak, bu sıkıntıları azaltacak ve sonunda yok edecek beceri ve imkanlarımız da var. Türk ekonomisi ilk kez sıkıntı yaşamıyor. Enflasyon ilk kez artmıyor, döviz ilk defa yükselmiyor. Biz buna benzer sorunları geçmişte çok yaşadık.  Bu sefer hem siyaseten, siyasi istikrar anlamında o zamanlardan daha güçlüyüz; hem de Türk iş dünyasının tecrübeleri anlamında daha güçlüyüz. Evet, ciddi bir sorunlar köprüsünden geçiyoruz ama kamu ve iş dünyası tüm ülke dinamikleri olarak el birliği ve akılcı ortak çözümlerle bunları atlatacağız. Geçmişte yaptık, yine yapacağız. Gerçekçi bir şekilde, sorunları halı altına süpürmeden, siyaset yapmadan ama öte yanda felaket tellallığı da yapmadan ülkemize, milletimize moral vermek zorundayız.